Boston etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Boston etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2008 Perşembe

Boston Common

Derler ki Boston'lular ve bunla da ovunurler hani "Boston Common is the first public park in America (1634)". Simdi iyi guzel hoş da bu cumle biraz eksik değil mi ey Bostonian'lar.. Siz sanır mısınız ki atalarınız sizi düşündü de böyle bi güzellik yaptı. İşin aslını acı da olsa söylemek zorundayım...

Bugun Boston'un en kalbur ustu mekanlari olan Back Bay taraflari ne yazik ki o zamanlar bataklikmis ve de berbat kokarmis. Belediye de bu devasa ve merkezi araziyi islah edip kullanilir hale getirmeye karar vermis.. ve de insanların hayvanlarını gönül rahatlığıyla otlatabilecekleri ortak bi yesilan alan olarak tasarlamis.. bakiniz tekrar soyluyorum "insanların hayvanlarını gönül rahatlığıyla otlatabilecekleri ..." yani insanlarin gonul rahatligiyla gezebilecekleri bi yer olsun diye kurulmus falan degil.. siz bakmayin adinin park olduguna.. zaten her park gezmek icin yapilmaz ki.. ornek mi: Park, Ji-Sung (eee boyle kotu esprilere de hayir demem yani)..

Sozun kisasi sevgili Boston'lular, siz gelin bu sevdadan vazgecin.. Varsa park gibi parkiniz, onunla ovunun ama boyle ilk olma cabasina falan girmeyin.. olmuyor.. yakismiyor.. I. Melih Gokcek gibi belediye baskani basiniza gelmedigi surece de olmaz zaten...

9 Mart 2008 Pazar

6 yil sonra... dun

Yillar evvel kiymetli Rehavet Bey ile gitmistik "Purple Shamrock"a. Sonra hizimizi alamamis kendimizi Durham ellerinde bulmustuk. Hatta yanlis hatirlamiyorsam hizimizi daha da alamamis, sonrasinda Durham'da devam etmistik.. eylemimize...

Olm Reho... Bak sonunda Mansur Forutan - Ahmet Hakan ikilisine donecegiz o olacak... Sana sesleniyorum Reho... Ikinci kaydi yaptim, sen yavastan toparla hikayeleri.. doncem ben sana yavrucum...

5 Şubat 2008 Salı

Timokinler de bi şey mi

Friday, Feb. 22, 2008 at 8:00pm

Venu Boston (www.venuboston.com)
100 Warrenton St
Boston, MA 02116

27 Ocak 2008 Pazar

Kar Bastirirken

KAR BASTIRMADAN

25 Ocak 2008 Cuma

un abrazote!

24 Ocak 2008 Perşembe

Bir Sair, Bir Artist, Bir Muzisyen: Hayallerde Yasiyor Bazi ...

Dun aksam saat 9 gibi sirketten bir arkadas aradi ve evlerimizin tam ortasinda yer alan FIELD adindaki Irish Pub'da bulustuk.. O her zamanki gibi Guinness soyledi, ben diyetteyim diye sarap istedim. Arkadas bir on dakika boyunca Guinness'in sadece 125 kalori oldugunu, fat icermedigini, benim ictigim sarabin diyet icin daha boktan bisey oldugunu anlatti durdu. Dedim haklisin.
Yanimizda 3 Irish vardi, Ingiltere FA Cup'tan girdik, Anelka'dan ciktik.. Sonra bi ara arka tarafa gectik, dart falan oynadik.. Neyse.. Sonra dedik bilardo da oynayalim, gunu sen sonlandiralim. Bi yandan iciyoruz, bi yandan sohbet ediyoruz. Masa doluydu, elemanlar cifterli oynayalim dediler.. Dedik olur. Sonra sohbete koyulduk. Bi eleman daha dahil oldu.. Dedik meslekler nedir abiler.. Biri dedi ben sairim, biri dedi ben artizim, biri de bende muzisyenim. Soyle bi baktim kendime, arkadasima, bi de tanistigimiz elemanlara.. Ve bu ulkenin hala super guc olarak nasil kaldigini anlamaya calistim, zira bu ulkede herkes sanatci, herkes movie star, sarkici... Tam ben bunlari dusunurken, dorduncu bi eleman dahil oldu, sohbete.. Igor.. O kadar cirkin, o kadar meymenetsiz bi surati var. Ulen dedim bu adamin burada ne isi var.. Sordum.. Meger Tufts'ta hocalik yapiyormus bu Rus.
Ilk sordugum sorunun cevabini almis oldum.

13 Aralık 2007 Perşembe

Kış Geliyor

Nah şu yaukarıda gördüğünüz weather forecast map'in gösterdiği üzere şiddetli bi kar fırtınası geliyormuş. Benim buzdolabında şarap ve bira dışında bi şey yok. E malum önümüz haftasonu. Ben şimdi koşarak alışverişe giderim.

10 Aralık 2007 Pazartesi

Gündoğarken

un abrazote A.Q.T.

6 Aralık 2007 Perşembe

Şeker Şeyler: MIT

MIT has been ranked as the most selective university in the United States. While MIT has far fewer graduate departments than its chief competitors, it is ranked #1 in the world, or near the top, in virtually all of the programs it does offer.

At MIT, the term "hack" has multiple meanings. "To hack" can mean to physically explore areas (often on-campus, but also off) that are generally off-limits such as rooftops and steam tunnels. "Hack" as a noun also means an elaborate practical joke.

Throughout the years, one of the favorite sites of hacks has been the Great Dome, the large classical dome that sits atop Building 10. In May of 1994, inspired hackers created what might just become one of the most famous Dome hacks of all time, by placing what appeared to be a real MIT Campus Police cruiser on top of the dome, complete with flashing lights.

The car turned out to be the outer metal parts of a Chevrolet Cavalier attached to a multi-piece wooden frame, all carefully assembled on the roof over the course of one night. The hackers paid special attention to detail. Not only had the Chevy been painted to look just like a Campus Police car from all sides, but a dummy dressed up as a police officer sat within, with a toy disc gun and a box of donuts. The car, numbered "pi," also sported a pair of fuzzy dice, the license number "IHTFP," an MIT Campus Police parking ticket ("no permit for this location"), and a yellow diamond-shaped sign on the back window proclaiming "I break for donuts."

More amazing MIT hacks here.

22 Kasım 2007 Perşembe

Harvard Köprüsü 364.4 smoot'tur !!!



Boston'dan Cambridge'e dogru Mass Ave'den gelenlerin geçtiği Harvard Köprüsünün tuhaf bi özelliği var, paylaşayım istedim. Boston'ın Back Bay'i ile MIT kütüphanesinin arasındaki bu kopruden arabayla değil de yürüyerek geçerseniz uzerinde 50 smoot, 80 smoot seklinde ilerledikçe artan rakamlar görürsünüz. Metrik unit'leri kullanmayan pis ABD'lilerin yine abuk subuk bi birim kullandığını düşünuyorsaniz, yanılmadınız.

Adamlar köprüyü inşa ederken Lambda Chi Alpha adlı öğrenci birliğinin en kısa üyesini istemişler.. O da gelmiş garibim bilmeye bilmeye. Sonra bu adamlar Oliver Smoot denen öğrenci parçasını bir guzel mezura etmisler kendilerine, ordan oraya tasinabilir bi metreymiscesine yapmışlar ölçümlerini. Her ölçümde de cekinmemisler insa ettikleri kisima bunu yazmislar: 50 smoot, 80 smoot vs. En nihayetinde koptu bitmis, tam tamina 364.4 smoot. Ve Oliver abimizin ismi Boston tarihine tuhaf bi sekilde de olsa gecmis..

Küçük bir not Oliver Smoot o meşhur George Smoot'un da yeğeniymis..
bi not daha 1 smoot=1.7 metre imiş.