batsin bu dunya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
batsin bu dunya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2008 Pazar

Bu Gemi Ne Zamandır Burada

Bu gemi ne zamandır burada
Çoktan boşaltmış yükünü
Gece de ölmüş, rıhtım da bomboş
Mavi bir suyun düşünü uyutur bir tayfa
Arkada, güvertede
Ah, neresinden baksam sessizlik gene.

Yürürüm usuldan, girerim bir meyhaneye
İçerde üç beş kişi
Yalnızlık üç beş kişi
Bir kadeh rakı söylerim kendime
Bir kadeh rakı daha söylerim kendime
-Söyle be! ne zamandır burda bu gemi
-Denizin değil hüznün üstünde.

Belki yarın gidecek
Bir anı gelecek bir başka anının yerine.

İnsan bazan ağlamaz mı bakıp bakıp kendine.

Edip Cansever

13 Aralık 2007 Perşembe

Kış Geliyor

Nah şu yaukarıda gördüğünüz weather forecast map'in gösterdiği üzere şiddetli bi kar fırtınası geliyormuş. Benim buzdolabında şarap ve bira dışında bi şey yok. E malum önümüz haftasonu. Ben şimdi koşarak alışverişe giderim.

Spam Gelir Hoş Gelir

Geçen haftanın top 5 spam mail başlıkları:
  • Final ATTEMPT: Confirm Your address for KMART Shipment
  • Have you ever thought of becoming a police officer?
  • Your Secret Lover has left you 1 New Message
  • Forget about the problem with your instrument
  • Change your machine size

10 Aralık 2007 Pazartesi

Irkçılık mı dediniz... Taze bitti


beyaz çocuk beyaz babasına sordu (belki de dedesiydi bilemiyorum)
- siyahların saçı ağarmaz mı
babası ya da dedesi her kim ise işte o yanıtladı
- ağarır ağarmasına da genelde zenciler o kadar yaşamazlar

5 Aralık 2007 Çarşamba

İnternet Niye Var

Nah şu yukarıda gördüğünüz darmadağın ofiste tahmin edin kaç tane zarf var?

Çağ bilim çağı, Amerika 1 numaralı güç falan diyoruz ya... külliyen yalan. Ulem internet diye bişey bulunmuş hala ne diye posta yolu ile iş başvurusu yaptırtırsınız adama... Sizin bu nimetten haberiniz yok mu? Yoksa posta şirketleriyle aradınızda bi anlaşma mı var??? Nedir olm derdiniz.. Kağıda yazık, zamana yazık, paraya yazık...

Şimdi madde madde sayıyorum:
50 Not Dokumu iceren zarf
25 tane not dokumlerini yollamak icin buyuk zarf
12 hard copy ref isteyenler
4 tane benim hocalara
6 tane onlayn basvuru olayindan bi haber serefizlere
----------------------------------------------------
toplam 97 zarf...
toplam posta bedeli $43
toplam hazırlanma süresi 7 saat.

Allah sizi nasıl biliyorsa öyle yapsın...

Şarkı Sözü Yazarlığında Doruk: Calvin Harris

The Girls

Now baby (baby)
I've got alot of love to give
And i've been over
over-subscribed with relationships
See you've got (you've got)
A little thing i haven't seen before
But i must warn ya
That i can't help but play around for sure, for sure
Because

I get all the girls i get all the girls
I get all the girls i get all the girls

Now maybe (maybe)
I can learn to settle down one day
But right now
I'm living life to mess around and play
See you've got (you've got)
A little thing i haven't seen before
But i must warn ya
That i can't help but play around for sure
I did it before

I get all the girls i get all the girls
I get all the girls i get all the girls

I like them black girls
I like them white girls
I like them Asian girls
I like them mixed race girls
I like them Spanish girls
I like them Italian girls
I like the French girls
And I like Scandinavian girls
I like them tall girls
I like them short girls
I like them brown hair girls
I like them blonde hair girls
I like them big girls
I like them skinny girls
I like them carrying a little bitty weight girls

I get all the girls i get all the girls
I get all the girls i get all the girls


Sözler kesmedi, videoyu da görmek istiyoruz derseniz:
http://www.muvids.com/calvin_harris_videos/the_girls.html

4 Aralık 2007 Salı

Git Kendini Vurdurmadan


Bush: Nuke-less Iran remains dangerous
Fevri: Brain-less Bush remains dangerous

30 Kasım 2007 Cuma

İşte Haber İşte Yorum


Haber:
Panionios-Galatasaray maçını spiker Güntekin Onay'la birlikte yorumlayan Rıdvan Dilmen'in dedikleri çıktı. Sahaya savunma ağırlıklı bir kadro süren Feldkamp'ın oyuncu tercihlerini ve taktik anlayışını eleştiren Rıdvan Dilmen, kenarda bekleyen Hakan Şükür, Ümit Karan ve Nonda'nın bir veya ikisinin oyuna girmesi halinde Galatasaray'ın karşılaşmayı kazanacağını savundu. Israrla Serkan'ın ileride tek kaldığını, Lincoln ve Arda'nın markaj altında kaybolduğunu belirten ünlü yorumcu, "Esas oğlanlar girince işi bitirir. Türk filmi gibi, maçın sonu şimdiden belli. Galatasaray maçı rahat kazanır" dedi. Yorumcu Rıdvan Dilmen dediklerinin hepsi ikinci yarıda gerçekleşti. Hakan Şükür'ün girmesiyle oyunu rakip sahaya yıkan Cimbom, karşılaşmadan 3-0 gibi net bir skorla galip ayrıldı. Hakan şık bir kafa golü atarak, Rıdvan'ı haklı çıkardı.

Yorum (KEMAL ALDEMIR):
AMA GOLLERIN OFSAYTTAN VE SAHTE BIR PENALTIDAN OLACAGINI BILEMEDI NAAABER!!

Benim Yorumum:
Bize 70 milyon KEMAL ALDEMIR lazim..

28 Kasım 2007 Çarşamba

Kartpostal

Kiymetli Rehavet Abim hakkinda saatlerce konusulacak, sayfalar dolusu yazilacak bi abi oldugu icin yapacagim herhangi bi giris onu anlatmaya yetmez. Bu sebepten hic denemiyorum bile. Yalniz kendisinin birbirinden super ozellikleri vardir, bunlardan bir-ikisini paylasmak istiyorum seninle.. Mesela duz yazida parantez acilip kapanmasina gicik olur ki ben kod yaziyor olsam bile her shift+9 ve shift+0 yapisimda kendisini anarim. Ayrica Turkce bi metin icersinde yerli yersiz Ingilizce kelimeler kullanilmasina da gicik olur, zira kendisi iyi bir Turkce'cidir.. Az sonra bakin ona nasil kalp krizi gecirtiyorum (zaten hastaymis, fazla ustune gitmesem iyi ederim ama baksana parantezi acmisiz bile, kapamasak olmaz)...

simdi Rehavet abim Turist basligiyla bi ENTRY yapmis (abi bak ingilizce kelime kullandim, ardindan da parantezi actim..). Bu entry beni derinden yaralamakla birlikte uzun zamandan beri yazmak isteyip de yazamadigim baska ama kismen de olsa alakali bi yaram olan "Kartpostal"lari aklima getirdi....

"Kadinlar ikiye ayrilir" demisti bi arkadasim, gevrek gevrek gulerek ki kendisinin yegane gulusudur zaten bu.. "Kadinlar ikiye ayrilir........bacaklarindan".
Ne zaman biri "maddeler uce ayrilir: yalitkanlar, iletkenler, yari-iletkenler" ya da benzeri bi ayrimcilik yapsa aklima bu sivri zekali arkadasimin yaratici esprisi gelir.. gelir de gulemem..
Algilanmasi daha kolay olsun diye yapilan bu sub-group'lamaya (rehavet abime sevgilerle) bugun bir yenisini de ben katmak istiyorum.
insanlar 3'e ayrilir
(i) o guzelim kartpostallardaki yerlere gitme hayaliyle yasayanlar
(ii) o guzelim kartpostallardaki yerlere gidip de ese dosta caka satmak icin o guzelim mekanlardan o guzelim kartlari alip gicik olduklari insanlara kartpostal yollayanlar
(iii) o guzelim kartpostallara konu olan yerlerde yasayanlar

siz hangi gruba giriyorsunuz bilmuyorum ama bu yaziyi okuyorsaniz 2. gruba girmediginizi umuyorum...

her insan insan gezmek ister. Yeni, guzel yerleri ziyaret etmek; oralarin kulturunu, yemegini tatmak ister. bundan guzel ve dogal bi istek dusunemiyorum. Ve umarim omrumuz yettigince hepimize nasip olur dunyanin dort bir yanindaki guzellikleri tatmak, oralardan bi seyler kapmak. ve butun bunlari yaparken anin keyfini cikarmak.. bi seylerin ispatinda olmadan.... sanirsam bu guzel ve masumane istek ekonomik sartlar el verdigince hayata gecirilmesi olasi bi istek.

zor olani o kartpostallardaki yerlerde yasamak..
ya da soyle demeli
zor olani yasadigin yeri kartpostallara resim olacak guzellige getirmek... ya da.. var olan guzelligin farkina varmak, kiymetini bilmek..
Mesela yukaridaki resimde Boston, Beacon Hill bolgesinde Acorn Sokagini goruyorsun. Ne kadar guzel ve bakimli, degil mi. Kuvvetle muhtemel Acorn Sokagi , Istanbul'un o guzelim yuzlerce sokagindan 300-500 yil daha genc ama muhtemelen o resimde gordugun evler senin su an oturdugun evlerden yaklasik olarak bi 80-90 sene daha genc.. Ve ben (sen) daha eski bir sokakta, daha yeni evinde otururken bu resme ic cekerek bakabiliyorum(sun).

Ve aklima Liverpool taraftarlarinin 2005 sampiyonlar ligi finalinde actiklari pankar geliyor:
form is temporary, class is permanent.

Kartpostallar... O kartpostallara resim olan mekanlar.. O kartpostallarda resmedilen yerleri gezmek isteyenler, gezebilenler ve oralara sahip olanlar.. Herkesin derdi/algisi/beklentisi baska baska.. ve ne yazik ki benim derdim yine baska...

yalova sahiline ugrayanlar bilirler.. derenin denize dokuldugu yerde yer alan postanenin hemen onunde kartpostal satan tekerlekli sandelyeli bi abi vardir..
ben cocuktum o kart satiyordu gecinmek icin..
aradan yillar gecti.. benim hayatim hallerden hallere burundu, onume onlarca firsat cikti...o hala kartpostal satiyor gecinmek icin...